15 Aralık 2008
03:08 |
bLogMasteR |
fav |
0 yorum
| etiket:
Rahimde meydana gelen bazısı zararlı, bazısı zararsız olan kitlelerdir.
Zamanında tedavisi yapılmazsa 10-15 kg. kadar büyüyebilir.
Bu
rahatsızlık 30-40 yaşları arası daha sık görülür, menopoz döneminden
sonra pek rastlanmaz. Hatta oluşmuş olan mevcut ur, menopoz dönemine
girince ufalmaya başlar. Rahim urları zamanında tedavi edilmez ise
rahim kanserine çevirebilir.
Sebebi
1- Dengesiz ve yetersiz beslenme.
2- Vücuda zararlı maddeleri yemek veya içmek.( Alkol, kahve, sıgara, pastırma ve sucuk v.b.)
3- Sinir sistemi bozuklukları.
4- Cinsel tatminsizlik.
5- Uzun süre bekarlık.
6- Çocuk doğurmama.
Belirtisi
Rahımde ur meydana gelmesi aşağıdaki şu belirtilerle kendini belirtir.
1- Regl kanamasının süresinin uzaması ve kanamanın fazlalaşması.
2- İki reğl arası günlerde kanama görülmesi.
3- Makadla ud yeri arasında baskı ve ağırlık hissi.
4- Kalça ve karın ağrıları.
5- Bacaklarda şişme.
6- Kabızlık.
7- İdrarın sık, sık ve azar azar olması.
Tedavi Şekli
Rahim
urunda tedaviye ne kadar erken başlanırsa tedavisi o kadar kolay olur.
Yukardaki belirtilerden biri ve bir kaçı görülür, görülmez derhal
doktora gidilerek ur olup, olmadığı tesbit ettirilmelidir. Eğer ur
varsa;
1- Vücut sağlığını bozan şeyler terk edilmelidir.
2- Vücudu zehirleyen yiyeçek ve içeçek maddeleri terk edilmeli.
3- Bedeni ve ruhu yoracak şeylerden kaçınılmalı.
4- Çürük diş, bademcik, apandis varsa tedavi edilmelidir.
5- Kanamaları azaltmak için, kanamaları durdurucu bitkiler kullanılmalıdır.
6- Bol bol çiğ sebze ve meyva yemeye devam edilmelidir.
15 Aralık 2008
03:07 |
bLogMasteR |
fav |
0 yorum
| etiket:
Rahim (uterus) içerisinde yer alan; her ay gebeliğe ev sahipliği
yapacak şekilde hazırlanan ve gebelik olmadığı zaman yeterli hormon
desteğinden yoksun kalması nedeniyle adet (menstruasyon) kanaması
halinde dökülen özel hücre tabakası "endometrium" olarak
adlandırılmaktadır. Bu hücre tabakası vücutta sadece rahim içerisinde
yer almaktadır. Bu hücrelerin vücutta rahim dışında başka bir alanda
yer alması "endometriozis" hastalığı olarak adlandırılır. Bu durum en
sık olarak yumurtalıklarda, rahim arkası boşlukta (Douglas boşluğu),
vajen ile barsağın son bölümü arasında, barsakların yüzeyinde, tüplerin
üzerinde veya çevresinde, rahmi tutan bağların ve mesanenin üzerinde
veya karın zarı yüzeylerinde, cerrahi yaralarda, dikişli doğum
esnasında açılan kesilerde, çok nadir olarak da göbek deliği ,burun
zarı gibi uzak organlarda görülür. En sık görüldüğü yer %75 oranıyla
yumurtalıklardır.
Rahim iç tabakası adet döngüsünün seyrinde her
ay kalınlaşan ve belli bir süre sonucunda kanamasıyla vücut dışına
atılan bir dokudur. Rahim iç tabakası rahim yüzeyi dışında bir yere
yerleştiğinde yine adet döngüsüyle birlikte kalınlaşma gerçekleşir ve
yine kanamayla bu doku uzaklaştırılmaya çalışılır. Endometriozis
hastalığının yerleştiği dokular vajinayla dış ortama açılan rahimin
aksine kapalı sistemlerdir ve kanama bu kapalı sitemin içine
(genellikle karın boşluğuna olur veya yumurtalık dokusu içine olur ki
bu ilerleyen süre içinde burada endometrioma diğer adıyla çikolata
kisti adı verilen yumurtalık kistlerine neden olur.) olur. Bu oluşan iç
kanamalar iç bölgelerde yapışıklıklara neden olur ve buna bağlı
belirtiler meydana gelir. Bu iç kanama miktarı çok az miktarda
oluştuğundan hayati tehlike taşımaz.
Kimlerde sık görülür?
Endometriozis
üreme çağındaki kadınların hastalığı olarak kabul edilir. Hiç şikayeti
olmayan ve başka bir nedenle değerlendirilen bir kadında saptanabilir.
Tüm kadınların %3-5'inde, çocuk sahibi olmakta güçlük çeken çiftlerin
%40'ında saptanmaktadır. Birinci derece akrabalarından birinde
endometriozis saptanmış bir kadında hastalığın görülme olasılığı
yaklaşık 7 kat daha fazladır. Endometriozis çok nadir olarak
menopozdaki kadınlardan ve çok geç hastalarında görülmektedir. Hatta
literatürde erkelerde de görülebildiği bildirilmiştir.
Neden oluşur?
Hangi
faktörlere sebep olduğu tam olarak bilinmemektedir. Nedeni açıklamaya
yönelik çeşitli teoriler öne sürülmektedir. En fazla kabul gören iki
görüş genetik olarak yatkınlığı bulunan kadınlarda, karın içerisinde
yer alan belirli yüzeylerde veya dokularda hücrelerin yapısal
değişikliği uğraması ve rahim iç tabakası gibi davranmasıdır; diğer ise
rahim iç tabakasının (endometrium) fallop tüplerinden karın içine
taşınmasıyla oluşur ki bu teoriye retrograd mesturasyon teorisi denir.
(olabilmesi daha mümkün ve mantıklı olan teoridir.)
Nasıl belirti verir?
Endometriozis
hastalarında en sık karşılaşılan şikayet adetlerin aşırı derecede
ağrılı olmasıdır. Ağrının şiddetinde giderek artan bir düzen izlenir.
Ağrının nedeni endometriozis odaklarında salgılanan prostoglandin adı
verilen bazı maddelerin etkisiyle rahimde ortaya çıkan kasılmalardır.
Ancak ağrının şiddeti ile hastalığın derecesi arasında bir ilişki
yoktur. Hafif derecede bir endometriozis şiddeti ağrılara neden
olabileceği gibi ileri derecede bir endometriozis olgusunda çok hafif
adet sancısı görülebilir hatta hiç bir ağrı olmayabilir. Bununla
beraber sancıların daha erken başlaması ve daha uzun sürmesi hastalığın
evresinin ilerlediğine işaret edebilir. Ağrı tipik olarak adetten
birkaç gün önce başlar ve adet kanaması ile birlikte en üst düzeye
ulaşır ve kanama boyunca devam eder. Hatta zaman zaman bu ağrılar ağrı
kesici ilaçlara cevap vermeyebilir. Adet sancısı dışında
endometriozisde kronik kasık ağrıları ve bel ağrıları da olabilir. Bu
ağrılar bacaklara doğru da yayılım gösterebilir.
Endometriozis,
cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabilir. Bu duruma endometriozis
hastaların çoğunda kanama bozukluğuna rastlanmaz. Ancak adet öncesi
görülen kahverengi lekelenme şeklinde kanamalar endometriozis için
tipiktir.
Endometriozis hastaların büyük kısmı çocuk sahibi
olamama nedeni ile doktora müracaat ederler. Genel olarak kısırlık
şikayeti bulunan kadınların yaklaşık %10-20 sinde değişik düzeylerde
endometriozis bulunmaktadır. Endometriozis ve kısırlık arasındaki
ilişki tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Özellikle hafif ve orta
derecede endometriozisin kısırlığa neden olup olmadığı tartışmalıdır.
Bununla beraber en sık kabul gören teori endometriozisin pelvis boşluğu
içinde bir tür inflamasyona neden olarak bazı maddelerin salınımına yol
açtığı ve bu maddelerin ve follikül ve yumurta gelişimi üzerinde
olumsuz etkilerin olduğudur. Karın zarında salgılanan bu maddelerin
yumurta ve sperm bilerleşmesi, tubal fonksiyon ve hatta döllenmiş
yumurtanın endometriuma implante olması üzerinde de olumsuz etkilerinin
olabileceği ileri sürülmektedir. Bir başka düşünceye göre ise hafif
derecede endometriozis kısırlığa neden olmamaktadır. Bu hastalarda
kısırlığın ana nedeni kötü sperm kalitesi ovülasyon bozukluğu gibi
bilinen başka bir patoloji ya da açıklanamayan infertilite (kısırlık)
olgularında olduğu gibi bilinmeyen nedenleridir. Endometriozis sadece
tabloya eşlik eden ek bir patolojidir.
Öte yandan şiddetli
endometriozis kısırlığın bilinen bir nedenidir. Ortaya çıkan
yapışıklıklar ve anatomik bozukluklar üreme sisteminin normal
fonksiyonunu bozarak fertilizasyon problemlerine neden olurlar.
Yapışıklık olmasa bile çikolata kistleri normal ovülasyonu bozarak
kısırlığa yol açabilir.
Neden çikolata kisti: Birikmiş
kan kalıntılarının rengi zaman geçtikçe kırmızıdan kahverengine ve
siyaha doğru değişim gösterir. Endometrioma yumurtalık dokusu içinde bu
eski kanın birikmesiyle oluşur ve bu kistin içinde bulunan görünüm
olarak sıvın çikolatayı andırır.
Endometriozis ile birlikte görünebilen yakınma ve bulgular
- Kronik pelvik ağrı
- Adetlerin sancılı olması (dismenore)
- Kısırlık
- Dış gebelik
- Ağrılı cinsel ilişki (disparonia)
- Bel ağrısı
- Sırt ağrısı
- Bacaklarda ağrı
- Bulantı-kusma
- Karın ağrısı
- Kabızlık ya da ishal
- Makata vuran ağrı
- Kanlı dışkı
- Makadi kanama
- Kuyruk sokumuna doğru ağrı
- İdrarda kan
- İdrar yaparken yanma
- Yan ağrısı
- Sık idrara çıkma
- Adet kanamasıyla eş zamanlı burun kanamaları ya da vücudun çeşitli yerlerinde kanama ve morarmalar.
Nasıl tanı konur ?
Endometriozisin
tanısı lezyonların direk olarak görülmesi ve patolojik olarak
incelenmesi ile konur. Yani kesin tanı için cerrahi şarttır. Öyküde
endometriozisden kuşku duyulan hastalarda kısırlık problemi de varsa
mutlaka tanısal laparoskopi yapılmalıdır. Laparoskopi sırasında karın
zarı, rahim, douglas boşluğu, tüpler gibi tüm pelvis içi oluşumlar
gözlenerek küçük endometriozis odaklarının varlığı araştırılırken
şiddetli olgularda yapışıklıklar izlenir.
Endometriozis
tanısında en önemli tanısal testlerin başında ultrasonografi gelir.
Ancak ultrasonografi yumurtalıklarda yerleşmiş çikolata kistlerinin
tanınmasında yararlıyken pelvik endometriozis hakkında bilgi vermede
yetersizdir. Yumurtalık içinde derinde yerleşmiş endometriomalar
laparoskopide gözden kaçabilir ancak bu kitleler dikkatli bir
ultrasonografik inceleme ile kolaylıkla fark edilebilir.
Ultrasonografi
incelemesinde endometriomalardan kuşku duyulan olgularda kanda Ca-125
adı verilen bir markerın bakılması sonucu tanının desteklenmesi
açısından önemlidir. Yumurtalıktan köken alan bazı kanserlerde
salgılanan bu tümör belirteci endometriozis varlığında da artmaktadır
ancak kan düzeyi habis hastalıklarda olduğu kadar yükselmemektedir.
Evreleri
Endometriozis
hastalığının yerleştiği bölge, yayılımı, derinliği ve büyüklüğüne göre
evrelendirilir. Evre 1 minimal hastalığı, evre 2 hafif, evre 3 orta ve
evre 4 ise şiddetli endometriozisi ifade eder. Hastalığın evresi ile
yarattığı şikayetler arasında direkt bağlantı yoktur.
Nasıl tedavi edilir?
Endometriozisin
kesin kalıcı tedavisi yoktur. Uygulanan tedavilerin amacı ağrıyı
gidermek ve kısırlığı ortadan kaldırmaktır. Bu amaçla tıbbi ve cerrahi
tedaviler uygulanabilir. Tıbbi tedaviler endometriozisin östrojene
bağımlı bir hastalık olması prensibine dayanır. Hamilelik ve menopoz
endometriozis oluşumunu engelleyen iki doğal durumdur. Hormonal
tedavilerde amaç bu iki doğal durumu taklit etmektir. Her iki durumda
da endometrium üzerindeki östrojen etkisi ortadan kalkacağından yanlış
yerde yerleşmiş olan endometrial dokunun da baskılanması beklenir.
Gebelikte
görülen hormonal durumu taklit etmek için doğum kontrol hapları
kullanılırken, menepozu taklit etmek amacıyla danazol ya da GnRH
analoğu adı verilen ilaçlar kullanılmaktadır. 3-6 ay süren bu tedavide
kan östrojen düzeyi doğal menopozda olduğu gibi düşük seviyelere
inmektedir. Genellikle ayda bir kez yapılan enjeksiyonlar şeklinde
uygulanan GnRH analog tedavisi oldukça pahalı bir tedavi şeklidir. GnRH
anaolgları uzun süreli kullanımda kemik erimesi, ateş basması gibi
menopoz sonrası görülen yakınmalara neden olabileceğinden östrojen
içeren ilaçlar ile birlikte verilebilir. Add-back tedavi adı verilen bu
durun tezat gibi görülebilir. Ancak amaç kan östrojen düzeyini
endometriozisi baskılayacak kadar düşük ve kemik erimesine neden
olmayacak kadar yüksek bir aralıkta tutmaktır.
Yapılan
çalışmalar endometriozisde uygulanan tıbbi tedavilerin ağrıyı gidermede
etkili olduğu ancak infertilite üzerinde olumlu bir etkisinin
olmadığının göstermektedir. Bu nedenle kısırlık nedeni ile başvuran
hastalarda tıbbi tedavi önerilmez.
Şiddetli endometriozis
olgularında tercih edilmesi gereken tedavi yaklaşımı cerrahidir.
Özellikle laparoskopik cerrahi tekniklerde yaşanan gelişmeler bu
hastaların etkili bir şeklide tedavi edilmelerine olanak sağlamaktadır.
Örneğin; çikolata kisti çıkartılan hastaların %50'si 6 ay içinde
tedaviye gerek kalmadan hamile kalmaktadır. Anatomik düzenin yeniden
sağlanması hem ağrının giderilmesinde hem de üreme potansiyelinin
arttırılmasında son derece önemlidir.
Yardımcı üreme teknikleri:
Kısırlık
nedeniyle tedavi edilen bir kadın cerrahi sonrası 6 ay içinde
kendiliğinde hamile kalamamış ise bir sonraki seçenek yardımcı üreme
teknikleridir. Eğer tüpler açık ise aşılama denenebilir. Aşılamanın da
başarısız olduğu durumlarda ise son alternatif tüp bebek uygulanmadır.
Bu grup hastalarda özellikle büyük çikolata kisti çıkarılmış ise
yumurtalıkların rezervinde bir azalma beklenebilir. Ayrıca bilinmeyen
bazı nedenlerden dolayı bu endometriozis olgularında döllenme
oranlarında düşüklük görülebilmektedir.
15 Aralık 2008
03:06 |
bLogMasteR |
fav |
0 yorum
| etiket:
Yumurtalık hastalıkları kısırlık nedeni olabilen hastalıklardan, çok
basit ve kendiliğinden geçen fonksiyonel kistlere ve tanıda gecikmenin
kadının hayatına mal olabilecek over kanserlerine kadar pek çok problem
geliştirebilir. Karın boşluğunda olduğu için bazen geç bulgu verebilir.
Yumurtalıklar sadece muayene değil mutlaka ultrasonografi ile
değerlendirilmelidir.Karın ağrısı, adet ağrıları, cinsel birliktelikte
ağrı, mesane veya makata baskı hissi, sık idrara çıkma, adet
düzensizliği durumunda jinekolojik muayene ve pelvik ultrasonografi
uygulanmalıdır.
Kadınlarda şikayetleri olmasa da altı ayda bir
jinekolojik muayene yaptırmasını öneren Memorial Hastanesi Kadın
Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr Dr.Figen Taşer Güney "Yumurtalık
Hastalıkları" ile ilgili şu bilgileri verdi:
Yumurtalıklar(overler)
karın boşluğunda rahmin iki tarafında bağlarla serbest olarak asılı
duran organlardır. Kadınların doğurganlığını sağlayan yumurta bu
organda depolanır.Ayrıca beyinden salgılanan hormonların etkisi ile
yumurtalıklardan salgılanan hormonlar, adet düzenini sağlar.
Her
ay hormonların etkisi ile yumurtalıklardan yumurtayı içeren küçük bir
kist oluşur. Bu kiste folikül denir.Yumurta büyüyen folikülden atılır
ve sperm ile buluşursa oluşan embriyo hormonların etkisi ile rahimden
oluşmuş dokuya tutunur ve gebelik oluşur. Yumurtalıkta bebeği erken
dönemde besleyen bir kist oluşur.Gebelik oluşmamış ise adet kanaması
ile son bulur. Folikül kistleri bazen büyüyebilir ve fonksiyonel over
kisti denilen ince cidarlı, sıvı ile dolu yapıları oluşturur ve 1 ila 3
ay içinde kaybolurlar.
Yumurtalık kisti yumurtalıkların
yüzeyinde veya içinde, içi sıvı ile dolu olan keselerdir. Pek çok bayan
hayatının bir döneminde over kisti sorunu ile karşılaşmaktadır.
Fonksiyonel over kistleri bazen hiç fark edilmediği gibi, kasık ağrısı,
baskı hissi , sık idrara çıkma gibi şikayetlere yol açabilir. Bu
kistler yırtılabilir, kendi ekseni etrafında dönebilir veya kistlerin
içine kanama olabilir.Bu durumda şiddetli ağrı oluşur.
Kistler
değerlendirilirken bazı parametreler dikkate alınmalıdır, yaş, menapoz,
kist boyutları ve şikayetler ileri yaşlarda ve menopoz döneminde yani
üreme çağı dışındaki bayanlarda kistler olumsuz özellikler taşıyabilir.
Fonksiyonel (masum) kistler genellikle üreme çağında oluşur.
Fonksiyonel
kistlerin birçoğu şikayete yol açmaz ve muayene sırasında tespit
edilirler.Takip edilir 1-3 ay içinde kendiliğinden
kaybolabilirler.Doğum kontrol hapları yumurtlamayı baskılayıcı
özelliklerinden dolayı tedavide kullanılırlar. Kist içine kanama
olduğunda şiddetli ağrı olur, ağrı kesici kullanılarak takip
edilebilir.Nadiren yumurta kisti çatlarken damara isabet eder ve batın
boşluğuna yumurtlama sırasında kanama olur ise operasyon
gerekebilir.Kist yırtılmalarında ani başlayan ağrı oluşur.Kist sıvısı
karın organlarını saran periton denilen zar tarafından emilir.Hasta
hastane koşullarında takip edilir.Kistler batın boşluğunda asılı duran
yumurtalıkların kendi etrafında dönmesine ve yumurtalığın dolaşımının
bozulmasına neden olabilirler. Bu durumda da ağrı gelişir.Takip ve
gerekirse laparoskopi uygulanmalıdır.
Dermoid Kist:
Yumurtalıklarda bulunan germ(üreme) hücrelerinden gelişir. Farklı
dokular içerebilir(saç, diş, kıkırdak, kemik, barsak gibi..) Tedavisi
cerrahi olarak çıkarılmasıdır.
Bazı kistler de
neoplazik(tümoral) özellikler taşırlar. İleri yaşta gelişen, birkaç
siklusta geçmeyen ultrasonografide içinde yoğun görünen yapılar,
bölmeler içeren, karında sıvı toplanması, kilo kaybı, halsizlik ile
beraber olan kistlere şüphe ile yaklaşılır. Bu bulgular varlığında
genellikle bir patolog eşliğinde hasta opere edilir. Kist kanser olarak
değerlendirilirse kanserin evresine göre sadece yumurtalığın alınması
veya rahim ve yumurtalıkların karın zarı(omentum) lenf bezleri ve
appendiksin alınması ve ardından ilaç tedavisi gerekebilir.
Çikolata Kisti (Endometriosis):
Rahimin iç duvarının yumurtalıklarda yerleşmesidir. Kronik olarak kasık
ağrısı adet döneminde ve cinsel beraberlik sırasında ağrıya yol
açabilir. Yumurtalıkta oluşan kist erimiş çikolata görüntüsünde olduğu
için çikolata kisti olarak adlandırılır ve önemli kısırlık
nedenlerinden biridir. Kronik bir hastalıktır ve tekrarlayabilir.Bu
kistler tespit edildiğinde çıkarılır ve yeni odakları baskılayıcı
tedaviler uygulanır.
Polistik Over: Yumurtalıkların
cidarında sıralanmış küçük kistler görülür. Hormon dengesinde oluşan
değişiklik adet gecikmelerine yol açar.Metabolik problemleri de
içerebilir. İnsülin direnci tip2 diyabet, obesite, kalp damar hastalığı
riski, kısırlık, gebelikte düşük riski artışı görülebilir.
Tedavi siklus(adet) düzenleme veya çocuk isteğine göre planlanır.
POF (Prematür over yetmezliği):
Yirmili veya otuzlu yaşlarda yumurtalık rezervinin azalması ve menopoz
gelişimidir. Adetten kesilmesi ile belirti verir. Genetik özellik
taşıyabildiği gibi bazen nedeni açıklanamamaktadır. Tedavide hormon
replasmanı ile adet sağlanır fakat yumurtlama gelişmediği için çocuk
sahibi olamaz.
Şikayet
Vajinada kaşıntı veya aşırı, değişik renkli ve çürük kokan bir akıntı söz konusu.
Nedenleri
Mantar
enfeksiyonu : Koyu, beyaz, peynirimsi bir akıntınız var, vajina
bölgesinde tahriş ve kaşınma söz konusu. Mantar enfeksiyonu çoğu kez
antibiyotik veya doğum kontrol hapları aldıktan sonra ya da hamilelik
sırasında gelişir.
Tampon ya da diyaframın unutulması : Yoğun
bir akıntınız var, ancak başka belirti yok. Tampon veya diyafram unutup
unutmadığınızı kontrol edin.
Leğen kemiği iltihabı/salpenjit : Renksiz, çürük kokulu vajina akıntınız ve/veya leğen kemiği ağrınız olabilir.
Düşük
ateş ve ürperme, yorgunluk, sırtın alt kısmında ağrı, düzensiz adet
kanaması ve iştahsızlık da görülebilir. Leğen kemiği iltihabı ve
salpenjit (fallop tüpleri iltihabı) derhal tıbbi müdahale gerektirir.
Kendiniz Ne Yapabilirsiniz?
Doktorunuz aksini tavsiye etmedikçe, duş yapmayın.
Vajina
kaşıntısı varsa, kaşımaktan kaçının ve bölgeyi günde iki kere sade
suyla yıkayın. Pamuklu külot giyin ve korse ya da sıkı pantolondan uzak
durun.
Külot giymeden uyuyun.
Önleme
Güvenli
cinsel ilişki ve erkek partnerin lateks prezervatif takması cinsel
yolla bulaşan hastalıklara karşı korunmaya yardım eder.
Mantar enfeksiyonuna eğilimliyseniz, antibiyotik kullanırken, reçetesiz satılan mantar ilacı kullanın.
Canlı aktif kültürlü yoğurt yemek de faydalı olabilir.
Öteki Nedenler Cinsel yolla bulaşan hastalık Şeker hastalığı Alerji Menopoz
Çocuğunuzun Tedavisi Kızlarda buluğdan önce vajina akıntısı alışılmış bir şey değildir. Bu durumda cinsel tacize uğramış olabilir.
Bunu
doktorla konuşun. Çocuğunuzu rahatlatmak için şunları yapabilirsiniz:
Bölgeyi günde iki defa sade suyla hafifçe yıkayın. Sadece pamuklu külot
giydirin. Çamaşırı parfümsüz ve katkı maddesiz deterjanla yıkayın.
Altını iyice temizlemesini öğretin.